Trabzon denilince akla Uzungöl, Sümela manastırı gibi yerler gelse de küçük köylerde dolaşırken etrafta görüp umursamadığınız küçük bir taş yığınının veya bir ağacın çok farklı ve ilginç bir hikayesi size bambaşka duygular yaşatabilir. Eğer sürekli bahsedilen yerleri daha önce görmüş veya oralardan sıkılmışsanız farklı bir yol izleyip bu köylerde küçük bir gezinti yapabilirsiniz. Tabii size gittiğiniz yerlerin hikayelerini anlatacak birilerinin olması gezintinizi daha keyifli hale getirebilir; eğer böyle biri yoksa fazla üzülmeye de gerek yok, gittiğiniz her köyde sorduğunuz sorulara cevap verecek birileri mutlaka bulunur. Yaşça büyük olan insanlardan anlatılanları dinlerken sanki bir tarih kitabının içindeymiş gibi bir hisse kapılabilir, anlatılanın gerçek olup olmadığı konusunda tereddüte düşebilirsiniz. Ama gördüğünüz yerlere ait hikayeleri kendi kafanızda tekrar kurmak, hatta onlara kendinizden bir şeyler katmak ve eski zamanlarda yaşananları hayal etmek bu yerleri sizin için daha unutulmaz yapabilir. İşte hikayesi olan ve her gittiğimde eskiden yaşamış olan insanları düşündüğüm yerlerden biri de buralardan çok çok uzakta bir yerlerde yaşamaya devam eden Son Çare Tesisleri...
Adını ilk duyduğumda çok şaşırdığım bu küçük kahveyi gördüğüm zaman oraya neden bu ismin verildiğini daha iyi anlamıştım. Trabzon'un Maçka ilçesine bağlı Bakımlı köyünde yer alan bu küçük dükkan açıldığında daha ileride yardım alabileceğiniz bir yer olmaması yüzünden ''Son Çare Tesisleri'' olarak koymuşlar buranın adını. Özellikle yaz aylarında büyük şehirlerden gelen insanlarla kalabalıklaşan bu kahvede ayrıca çok lezzetli bir kurabiye satılmakta, her ne kadar artık bu tat büyük şehirlerin bazı yerlerine ulaşmış olsa da her şey yerinde daha güzel ve daha anlamlı. Ayrıca kahvenin önüne çıktığınızda müthiş bir manzaranın sizi beklediğini de hatırlatalım; çünkü burası köyün tepesinde ve tüm manzarayı seyredebileceğiniz bir noktada. Karadeniz köylerinde sıkça görülen duman kimi zaman görüşünüzü engellese de onun da seyir açısından ayrı bir tat verdiğini de söyleyebiliriz. Büyük şehirlerden sıkılan ve yıllardır sahil kasabası veya yeşillik içinde bir köy hayaliyle yaşayanlar için bulunmaz bir nimet burası. Emekli olduktan sonra geri dönenlerin fazlaca olduğu Bakımlı'da -Eski adı Ağursa- özellikle yaz aylarında büyük şehirleri andıran binalar yapılsa da buralar yine eski tadını kaybetmemiş gözüküyor. Küçücük evlerden 3-4 katlı binalara geçişin yaşandığı bu yıllarda oralar yine sımsıcacık ve dinlendirici. Köye yeni gelen bir arabanın hala ilgi çektiği, sokaklarda yapılan sohbetlerin hiç bitmediği ve herkese açık olan kapıların eşiğinde yapılan alışverişlerin tükenmediği yerlerden biri bu küçük köy.
Trabzon'un bu güzel köyüne yolunuzun düşmesi pek olası değil tabii. Ama olur da bir gün oralara giderseniz yıllar önce tütün kaçakçılarının sığındığı ve o zamanlar hem han hem de bakkal olarak kullanılan Son Çare Tesislerine mutlaka uğrayıp en azından bir çay için. Kurabiyeleri de zaten ikram edeceklerdir, merak etmeyin. Bu arada bol miktarda Trabzonspor'u kurtarma muhabbetlerine de hazır olun; futbolla yatıp kalkan bir şehirde futbolsuz bir sohbet pek düşünülemez...









Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.